Değerli dostlarım kıymetli meslektaşlarım,
Arkada bıraktığımız yorucu kış günlerinden yaza girerken tatil boyunca dinlenmiş olmanızı diliyorum.
Meslekte 50. yılına giren bir eczacı olarak sizlere bazı görüşlerimi iletmek istedim. Aşağıda yazdıklarımı Mart ayında TEB’e de yazmış olmama rağmen ne yazıktır ki iki satırla bile cevap verebilecek birisi çıkamadı. Mesleğimiz hiçbir zaman bu kadar köşeye sıkışmamıştı, her yönden baskı altına alındığımız 2014 tarihinde yayımlanan yönetmelik yürürlükte kaldığı kadar her geçen günümüzü arayacağımız aşikardır. Bu nedenle el birliği ile önce TEB’i sonrada bakanlığımızı uyararak geleceğimizi güvenceye almak zorundayız.
- En çok üç eczacının ortaklığı ile kanuna göre açılmış halka sağlık hizmeti sunan eczane açılabilmelidir. Eczanede ortak üç eczacının da portre resimleri asılı iken görevde olan eczacının ayrıca resmi duvarda asılı olacak ve bir mesai defterinde görevli olan eczacının görevi ifa ettiğine dair imzası bulunacak. (Bilin ki böyle bir uygulama yönetmelikteki ikinci veya yardımcı eczacı gibi zorlama istihdam yaratmaktan daha gerçekçi olacaktır) Bu tip ortaklı eczane açılış şartları ise fikrin kabulünden sonra şartları tartışmaya açılabilir.
- Eczanelerde satılacak olan emtealar ise şunlar olmalıdır. İlaç, besin destek, kozmetik, diyet ve diyetetik gıdalar, homeopatik ilaçlar, medikal alet ve takviyeler, protezler, veteriner ilaçlar, veteriner besinler eczanelerde satılabilir. Yukarıdaki satılabilir mallar eczane olarak belirtilen alan içerisindeki faaliyetler olup, daha geniş alanı olan eczaneler ilaç stabilitesini bozmayacak olan mallarında satışlarına açık olabilmelidir.
- Eczanelerde satılacak olan ve halk sağlığı için özellik arz eden ilaç, besin destekleri, homeopatik ilaçlar, yalnız eczanelerde satılmalıdır. Bu ürünler direkt olarak halk sağlığını ilaç kadar, ilaç yan etkilerini yok edecek kadar önemli olup KESİNLİKLE mesleğimizin dışında mütalaa edilmemelidir.
- Eczanede daima bir mesul eczacı çalışır olmalı ayrıca gereği halinde bir veya birkaç eczacı da olabilir. Görev başında olan mesul eczacının resmi görünür bir yerde durmalıdır.
- Eczane açımında bir kısıtlama veya tahdit olmamalıdır. Günümüzde 53 olan eczacılık fakültesinde okuyan ve her yıl bine yakın eczacının mezun edildiği bir ortamda eczane açımına tahdit uygulanması ne mantıki, ne de serbest ticaretteki rekabet mantığına uygundur. Serbest bırakılmaması halinde muhtemel kayırmacılık ve rüşvetlerin ortaya çıkabileceği bilinmelidir.
- Eczaneler, sokaklara kapı açma zorunluluğuna rağmen AVM içlerinde ve /veya çok büyük mağazalar da (en az 750 metrekare içerisinde müstakil 35 metrekare müstakil bölümde) eczane alanı oluşturulabilmelidir.
- Mesai saatleri dört gruba ayrılmalı
- 09-19 Pazar hariç altı gün
- 10-22 7 gün açık
- 06-16 Pazar hariç altı gün
- 7/24 devamlı açık. Veya benzeri bir esneklik yaratılmalıdır.
- 7/24 çalışacak olan eczanelerde üç vardiya olacak şekilde eczaneler açık kalabilmelidir. Her sekiz saatlik mesaiye yeni bir ek kadro ile mesai uzadıkça ilave edilir.
- Tespit edilecek olan çalışma standartını sağlayacak olan asgari şartlar uygulandıktan sonra dış görünüşüne tabelasına karışılmaması inancındayım.
- İnternet, faks veya telefonla gelecek olan talepleri ilaç dışında ise eczacı neden karşılamasın. Günümüz iletişim asrında bu tip yasaklamalar mantık dışı olabileceği gibi yapan eczacılarında tespitleri mümkün olamaz. Burada eczacının hür ve serbest olarak çalışabilmesi sağlanmalıdır. Halen çok fazla eczanenin gizli internet sitesinden satış yaptığı bizlerin olduğu kadar sizlerinde malumudur. Herkesçe bilinen bir işlem gizli kalacağına kanuni hale çevrilmesi bence çok daha doğru olacaktır.
- Personel defteri tutulacak olursa sadece ortaklı eczanelerde görevde olan eczacının o mesai dilimindeki mesuliyet kabulü imzası için tutulmalı. Bu gün her çalışan SGK’ya kayıtlı olduğundan böyle bir defterinde personel için tutulmasına gerek yoktur.
- Eczacı sadece eczanesinde mevcut kanunlara uygun olarak besin destekleri ile kozmetikler üretebilir ve satabilir kılınmalıdır. Dünyanın pek çok önemli markaları eczane kökenlidir, o ürünler farklı eğitim alan eczacılarca değil imkan tanınan eczacılar tarafından yaratılmışlardır. (örnek; Coca cola, Kiehls Cosmetics bunlardan sadece birkaçıdır). Türk eczacısının da hür ve serbest bırakılması dünya çapında markaların doğmasına neden olabilir. (şu anda eczanelerin en büyük müşterisi SGK’dır. Hazinede para bitmek üzeredir. Gelişen robot sistemleri kendini altı ayda amorti ederken büyük hastanelerin altına konacak olan bir makine ile bir anda onlarca komşu eczanenin batması an meselesi olacaktır. Biz yaptırmayız diye direnmeyi sanıyorsanız parasızlık her oyunu bozar. Eczacıya alternatif para kazama yöntemleri yaratırsanız çoğu mesleğini icra ederek yaşamına devam edebilir)
- Eczanelerde diğer sağlık hizmeti veren kurumlar gibi faaliyetlerini umuma duyurabilmelidir. Bu duyumların şekil ve kaideleri TEB tarafından eczacı odalarının komitelerince saptanmalıdır. Hastaneler poliklinikler, muayenehaneler her türlü tanıtımı yaparken eczanelerin yapmamasının mantığı yoktur. Belediyelerce sorun olmadıkça eczaneler neden yönlendirme tabelaları kullanmasın, ve vitrinlerini süslemesin, camlarına resimli filimler yapıştırtmasın.
- Eczanelerin de kendilerini duyurabilecekleri internet siteleri olmalı, ancak buradan ilaç dışı ürünler bakanlığın veya üretici/ithalatçının verdiği perakende fiyatlarından satılabilir.
- Eczacılara altmış beş yaşından itibaren emeklilik hakkı verilerek full time mesaiden af edilerek yerine bir eczacı mesul müdür atanması ile veraset halindeki uygulamanın verilmesi sağlanmalıdır. Böylece mülkiyet eczane sahibi eczacının, mesuliyet ise genç eczacının olacaktır.
- Eczacının görev ve sorumluluğu içerisine tansiyon bakma, kan şekeri ölçme, çeşitli tarama testleri ve enjeksiyon yapmasına,cilt bakımına izin verilmelidir. Günümüzde bu haklar sadece hastaneler de çalışan hademelerce ifa edildiği göz önüne alınarak eczacının bu tip hizmetleri yapabilmesi kanunlaşmalıdır.
- İlaç gibi tedavi veya tedaviye destek olan besin destekleri homeopatik ilaçlar sadece eczanelerde satılmalıdır. Yani her önüne gelen sakız satar gibi ucuz hayaller vaadiyle halkın sağlığını tehdit etmesi önlenmelidir.
- ACİLEN eczacılık eğitimine müdahale edilmelidir. Günümüzde ne eğitim piyasalara, ne piyasalar eğitimlere uyumlu değildir. Çünkü
- Elli üç fakiültede çalışan eczacı kökenli hoca sayısı 170 civarında dır. Bu sayının da yüzde yetmişbeşi üç büyük şehrin fakültelerinde çalıştığı göz önüne alınırsa mezun olacak gençler hiç araba kullanmamış adamın direksiyon başına geçmesi gibi mesleğe yabancı olarak hayata atılmaktadır. Bu nedenle bizlerin okullara kanunen müdahale hakkına sahip olmayı hedeflememiz şarttır.
- Diplomalar beş yıl için mesleği icra hakkına sahip olup her beş yılda bir belli puanlama sistemi ile uzatma veya iptal edilebilir olmalı. (Bu sistem konusunda istendiğinde çok detaylı olarak sizlere yol önerilerinde bulunabilirim)
- Reçetesiz İlaç Satışı yasası mutlaka çıkarılmalıdır. Ancak kanunun ilk maddesinde ilaç ve besin destek sadece eczanede satılır kanun metnini yazarak ve taviz vermeden çıkarılmalı. Bu yasanın doğru ve eczacı dostu olarak çıkarılması eczacılığın geleceğini kurtaracaktır. Şu anda hemen her eczane reçetesiz sattığı pek çok ilaç yüzünden ceza görebilirken bu durum artık değiştirilmelidir.
- Kozmetik satışlarında taksit yapılması kaldırılmıştı. Pırlantada sıfır KDV ve vade var, beyaz eşyada ÖTV ve KDV indirimi varken sadece kozmetik sektörü ile Türkiye hazinesinin kurtulmayacağı aşikardır, diğer sektörlerdeki gibi kozmetiklerde ÖTV ve KDV indirimi ve Taksit hakkının geri verilmesi için hükümete baskı yapılması gerekir.
Sevgili meslektaşlarım, yukarıda yazmış olduğum konular sadece başlıklar niteliğindedir. Her maddenin tek tek açılımlarını ve detaylarını sizlere yazabilirim. Müdafaa ettiğim fikirlerim bu mesleğin yaşamı içindir. Pek çoğunuzun yaşı kadar mesleki deneyime sahip bir eczacı olarak mesleğin girmiş olduğu dar boğazdan çıkışlarını göstermek istedim. Halen eczanem yoktur. Türkiye’nin hemen her noktasında 4071 eczaneyi bizzat ziyaret ederek meslektaşlarım ile dertleşirken gördüğüm ortak gerçek; Pek çok meslektaşımın durumu vahim sayılabilecek durumdadır. Konulara acilen yaklaşmanızı umar, hasta öldükten sonra ilacın kıymeti olmadığını hatırlatmak isterim. Unutulmaması gereken bir şey varsa bu tip yasaları çıkarmak cesaret ister, ve o cesaretin de sizlerin teşviki ile olacağı inancımla sevgilerimi iletir, sağlık dolu mutlu günler dilerim.